“Yapamıyorum” Dediği An, Öğrenmenin Başladığı An
- Yavuzcan ÇOLAK

- 5 Oca
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 10 Oca
Bu cümle derslerde (ve evde proje yaparken) mutlaka geliyor:
“Yapamıyorum.”

Ben bunu çoğu zaman “yapamıyorum” diye değil, “sıkıştım” diye okuyorum. Çünkü kodlama da üretim de bir yerde tıkanarak öğreniliyor. Kod hata verince, devre çalışmayınca, karakter saçma bir yere gidince…
Ve şunu en baştan net söyleyeyim: Derste hata yapmak serbest.
Hatta biraz da şart. Çünkü doğru–yanlış denemeden, bir şeyin neden çalıştığını gerçekten anlamak zor.
Bana göre basit bir ölçü var: Hata yoksa çoğu zaman “bir şey yapılmıyordur.”
Benim derdim o an hemen çözmek değil.
Çünkü bazen asıl ihtiyaç “doğru cevap” değil; bir sonraki adımı görebilmek.
Bu yüzden kendime koyduğum kural şu: Çözümü ben yapmayacağım.
Ben sadece işi küçülteceğim.
1) Önce “takılmayı” normal bir yere koyuyorum
“Tamam, burada takılman çok normal.”
Bunu süslemek için söylemiyorum. Gerçekten normal. Çünkü konular ilerledikçe herkes bir yerde takılıyor. Takılmayan genelde ya çok basit gidiyordur ya da denemiyordur.
2) Büyük cümleyi küçültüyorum
“Kod çalışmıyor” çok büyük bir cümle.
Ben şunu soruyorum:
“En son neyi değiştirdin?”
“Hata mesajı ne diyor?”
“Bu kısım mı bozuldu, yoksa en baştan mı çalışmıyor?”
Tek bir noktaya inince iş kontrol edilebilir hale geliyor.
3) Bir sonraki küçük denemeyi seçiyoruz
“Şimdi sadece şunu deneyelim” diyorum.
Scratch’te: önce sadece hareket çalışsın
Arduino’da: önce LED yansın, servo sonra
Python’da: önce ekrana doğru çıktı alalım
Bu küçük adım işe yararsa öğrenci zaten kendi kendine devam ediyor. İşe yaramazsa da sorun değil; elimizde yeni bir ipucu oluyor.
Benim özellikle yapmadığım iki şey
1) Hemen çözümü verip geçmek
Kısa vadede hızlı, ama uzun vadede kötü. Çünkü öğrenci şu mesajı alıyor: “Sıkışınca biri çözer.”
Ben bunun yerine “deneyip görme” alışkanlığını büyütmek istiyorum.
2) “Kolaydı ya” gibi şeyler
Bunu kimse kötü niyetle söylemiyor ama duyunca insanın hevesi kırılabiliyor.
O an zaten zor; bir de “kolay” denince daha zor oluyor.
Derste işimize yarayan cümleler (gerçek hayatta kullanılan)
“Tamam, takıldık. Nerede takıldık, onu bulalım.”
“En son neyi değiştirdin?”
“Hata mesajını bana göster.”
“Bir şey denedik, olmadı. Güzel. Şimdi neyi anladık?”
Benim için amaç şu: “yapamıyorum” dediği yer, dersin bittiği yer olmasın.
O cümleden sonra öğrenci şunu diyebilsin:
“Tamam… bir daha deneyeyim.”


Yorumlar