top of page

Matematik Korkusu Olan Çocuklar  Neden Kodlamada Parlıyor?

“Matematikte çok zayıf, sayılarla arası hiç iyi değil” diye düşündüğünüz çocuğunuz, ilk kodlama dersinde sizi şaşırtabilir.



Bu cümleyi çok duyuyorum. Ve her seferinde aynı soruyu soruyorum: Peki o “zayıflık” gerçekten matematikle mi ilgili?

Matematik korkusu çoğunlukla matematiğin kendinden kaynaklanmıyor.

Araştırmalar, matematik kaygısının büyük bölümünün içerikle değil değerlendirme baskısıyla ilgili olduğunu gösteriyor. Sınav, not, yanlış cevap verme korkusu, tahtaya kalkma anksiyetesi… Çocuk sayılardan değil, o sayılarla yargılanmaktan korkuyor.

Kodlama ortamı ise bu denklemi tamamen değiştiriyor.

Scratch’te bir karakter yanlış yöne giderse ekran kızarmıyor, öğretmen kaşlarını çatmıyor. Çocuk sadece şunu görüyor: “Bir şeyler ters gitti, düzelteyim.” Bu, hata kültürünün en saf halidir. Yanlış bir cevap değil, bir sonraki adıma işaret eden bir geri bildirim.

Ve işte tam burada ilginç olan şey başlıyor.


Kodlama aslında matematikle dolu. Döngüler, koordinatlar, koşullar, örüntüler… Ama çocuk bunu problem olarak değil, oyunun kuralları olarak algılıyor. “X kaç olmalı ki karakter duvara çarpmasın?” sorusu, sınav kağıdındaki aynı sorudan çok farklı hissettiriyor. Bağlam her şeyi değiştiriyor.

Pixelbots’ta 6 yaşından 18 yaşına kadar farklı seviyelerde çalışan çocuklarda bunu tekrar tekrar gözlemliyoruz. Matematikte zorlandığı söylenen çocuklar, kodlamada kendi kendilerine açıklanamaz bir özgüven geliştiriyor. Çünkü burada doğru cevap değil, çalışan çözüm önemli. Bu ince ama derin bir fark.

Çocuğunuzun sayılarla “arası kötü” diye düşünüyorsanız, belki sorun sayılar değildir. Belki sadece doğru sahneyi henüz bulmamışlardır.


Yorumlar


bottom of page